Bakan Kurtulmuş'tan çarpıcı açıklamalar! "Benim tanıdığım Abdullah Gül..."

 Bakan Kurtulmuş'tan çarpıcı açıklamalar!
konhaber.com
2018.01.13 18:01
Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, medya temsilcileriyle yaptığı değerlendirme toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş “Abdullah Gül, 2019’da Cumhurbaşkanı adayı olur mu?” sorusuna “Tanıdığım, bildiğim kadarıyla Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkmaz” diyerek cevap verdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, aralarında KONTV Genel Yayın Yönetmeni Nurettin Bay’ın da bulunduğu medya temsilcileriyle Antalya’da bir araya geldi. Değerlendirme toplantısında bakanlığın yaptığı çalışmaları anlatan Kurtulmuş, ülke gündemine ilişkin de çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bir gazetecinin “2019’da Abdullah Gül aday olur mu” sorusuna Kurtulmuş “Tanıdığım, bildiğim kadarıyla Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkmaz” dedi. 



Kurtulmuş açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Ben kimin ne yapmak istediğini bilmiyorum ama benim bildiğim Abdullah Gül Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkmaz. Çünkü 2019 seçimleri şahısların ötesinde önem arz eden bir seçim. Sadece ilk sefer Cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçiliyor olması değil, bundan sonra sistemin nasıl oturacağının da şekilleneceği bir döneme giriyoruz. Açıkçası bu anlamda da bütün bu gerekçelerin hepsini değerlendireceğini ve Sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanımızın karşısına aday olarak çıkmayacağını düşünüyorum, değerlendiriyorum”



"Bu siyasi hareketin doğal lideri Recep Tayyip Erdoğan'dır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti siyasi hareketinin doğal lideri olduğunu vurgulayan Bakan Kurtulmuş, 2019 seçimlerinin hassasiyetine dikkat çekti.

Kurtulmuş “Biz çok ciddi bir siyaset tecrübesi olan bir ülkeden bahsediyoruz. Çok partili siyasi hayatımızda çok ciddi bir tecrübe sahibi olduk. AK Parti de 16 yıllık kurumsal kısa geçmişi ama bir siyasi çizgi olarak da 67-68 yıllık siyasi tecrübesiyle bu süreci iyi yönetecektir, yürütecektir. Bu tecrübe bize gösteriyor ki siyasi hareketlerin doğal liderleri hareketleri sürüklerler. Çok açıktır, Tayyip Erdoğan AK Parti siyasi hareketinin, AK Parti’nin bugün temsil ettiği siyasi çizginin doğal lideridir. Ve çok tabii olarak da Cumhurbaşkanlığı seçiminin en kuvvetli adayıdır. Ta ki ‘ben hayır aday olmayı istemiyorum’ demesi, o çok istisnai bir durum, böyle bir şey olacağını da zannetmiyorum. Dolayısıyla siyaset doğal seyrinde akar. Şimdiye kadar siyasette hiçbir şekilde kendi tabii mecranın dışında akış olmamıştır. Bazı dönemlerde dışarıdan engellenmiş olmasına rağmen, defaatle Türkiye siyaseti bir şekilde engellenmiş olmasına rağmen eninde sonunda su yatağını bulmuştur. Bunun dışında arayışları, temennileri olanlar veya bu hareketin içerisinde bir farklılaşmayı ortaya çıkarmak ümidinde olanlar olabilir, ben biraz da onun için söylüyorum; Sayın Abdullah Gül’ün böyle bir tavır içerisinde olacağını zannetmiyorum. Önümüzde hakikaten çok zor bir süreç var. Öyle 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi güle oynaya rahat, çantada keklik bir seçim değil. Yani nihayetinde 16 Nisan seçimlerinde yüzde 51,4 ile yüzde 48.6’lık bir denge oluştu. Ha bu illa orada kalacak şeklinde değil, bu 60’a kadar çıkabilir, başka bir durum da ortaya çıkabilir. Dolayısıyla bu hassasiyetten dolayı Sayın Cumhurbaşkanımızın bir yerde de AK Parti’de konsolide etmeye çalıştığı geniş tabana dönük bir mesaj verdiği kanaatindeyim” dedi. 

“Kişisel hesabı olanların değil, milli menfaatlerimize ilişkin hesap yapanların yolu açıktır”

Türkiye’nin 2019’da yapılacak seçimlerde yeni bir döneme gireceğini ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, bu süreçte üzerinde durulması gereken noktanın Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarının devam ettirilmesine yönelik olması gerektiğini kaydetti.

Kurtulmuş, şöyle devam etti: 

“Şimdi kimseye sen konuşma deme hakkımız yok, yani konuşmak isteyen konuşur. Ben şahsen bu tür dönemlerde kişisel hesapların ötesinde ülkeye ilişkin, millete ilişkin, milli menfaatlerimize ilişkin hesap yapanların uzun dönemde yollarının daha açık olduğunu, doğru adım atmış olduklarını düşünüyorum. Biz şimdi şu mu aday olacak, bu mu aday olacaktan ziyade, 2019 seçimlerinde, yani biz yeni döneme ilişkin çok güçlü bir çıkışla, Türkiye’nin siyasi, ekonomik istikrarı sürdürebileceği bir sonucu nasıl elde edebiliriz, yoğunlaşacağımız husus budur. Bu açıdan baktığım için söylüyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızdan başka bir cumhurbaşkanı adayı AK Parti tarafında çıkmayacağını düşünüyorum, buna Sayın Abdullah Gül de dahil olmak üzere…” 



-AK Parti-MHP ittifakı-

AK Parti’nin Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile ittifak meselesine de değinen Bakan Kurtulmuş, bunun iki partinin birleşmesi değil, seçim ittifakı süreci olduğunu kaydetti. Bakan Kurtulmuş “Sayın Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin başka bir siyasi parti olduğunu ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin kimliğinin de korunması gerektiğini vurguluyor. Zaten cumhur ittifakı teklifinin altındaki temel mesele de budur. Bizim de başından itibaren söylediğimiz gibi AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi iki ayrı partidir, iki ayrı önceliği olan partilerdir. Belli konularda yakınlıkları olabilir, belli alanlarda müşterek hareket ediyor olabilirler. Özellikle 15 Temmuz sonrasını kastederek söylüyorum. Ama siyasi söylemleri, siyasi dilleri, fikirleri, parti programları, stratejileri bakımından aralarında farklılık olan partilerdir. Tabanları şehirden şehre değişmekle birlikte birbirine yakın olabilir, bazı şehirlerde çok daha yakın, bazı şehirlerde biraz daha uzak olabilir. Bu cumhur ittifakı teklifi, Sayın Bahçeli’nin teklifidir. Görünüyor ki Milliyetçi Hareket Partisi önümüzdeki dönemde AK Parti’yle bir seçim ittifakı yapacaktır. Bu iki partinin birleşmesi değil bir seçim ittifakı sürecidir. Bahçeli’nin ve MHP’nin de ısrarla üzerinde durduğu noktalardan birisinin bu olduğu görünüyor” dedi. 

AK Parti’nin ‘kapsayıcı’ bir parti olduğunun altını çizen Kurtulmuş, MHP ile seçim ittifakının bu kapsayıcılığı engelleyecek bir durum olmayacağını kaydetti. Kurtulmuş “Israrla da onun için diyorum ki; MHP ile yapılan şey iki partinin bütünleşmesi değil bir seçim ittifakıdır” dedi. 



- Anayasa Mahkemesinin kararı


Kurtulmuş'a Anayasa Mahkemesinin (AYM) verdiği FETÖ'den tutuklusu gazetecilerin başvurusuyla ilgili kararına ilişkin de soru soruldu.

AYM üyelerinin bu hükümet zamanın atanmış olmasının, bir siyasal etkiyle atandıkları anlamına gelmediğine vurgu yapan Kurtulmuş şöyle konuştu:

"Yani her Anayasa Mahkemesi bir iktidar zamanında atanıyor, bunu bir kere bir şey olarak görüyorum. Yani Anayasa Mahkemesi bağımsız bir yargı kuruluşudur, yargı sistemimizin, hukuk sistemimizin en üst yargı kuruluşudur. Bu bir nihayetinde içtihat meselesi. Anayasa Mahkemesi kendi kuralları içerisinde içtihadını yapar, sonuçta kararını verir, yerel mahkeme de o karara uymadığını ortaya koyar, devam eden bir hukuk sürecidir. Bu sürecin içerisinde çok fazla siyasallaştırarak bu süreci bir şekilde başka yönlere, başka tartışmalar içine çekmenin doğru olmadığı kanaatindeyim."

Suçlanan kişilerin önemli bir kısmının gazetecilik faaliyeti dolayısıyla değil terör örgütü suçlamasıyla mahkemeye çıktığını hatırlatan Kurtulmuş, "Dolayısıyla bu tutukluluk halini ortaya çıkarıyor. Mahkemeler de bu yönde karar vermiş. Nasıl Anayasa Mahkemesinin kararıyla ilgili bir şey söylüyorsak, ötekiyle ilgili de aynı tavrı ortaya koymamız lazım. Beğeniriz, beğenmeyiz mahkemelerin sonuçlarını ama sonuçta mahkemelerin aldığı kararlar var." diye konuştu.

Bakan Kurtulmuş, "Neçirvan Barzani geçtiğimiz günlerde Kuzey Irak ile Türkiye'nin ilişkilerinin eskisi gibi olmasını temenni ederiz' dedi. Buna yaklaşımınız nedir?" sorusu üzerine de Barzani'nin referandumun ne kadar olumsuz bir sonuç doğurduğunu gördüğünü, özellikle Türkiye ilişkileri ve Türkiye'yi kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Türkiye'nin rol belirleyici bir ülke konumuna geldiğini aktaran Kurtulmuş, "Yani verilen rolleri oynayan değil kendisi rol belirleyen bir ülke oldu." dedi.

Kuzey Irak'taki referandumun aslında sadece Barzani'nin karar verip, "Hadi bir referandum yapalım" diye gündeme getirdiği bir şey olmadığına işaret eden Kurtulmuş, bu süreçte Türkiye'nin oyun kurucu bir ülke olabileceğini ispat ettiğini söyledi.

- Astana süreci

Kurtulmuş, Türkiye'nin Astana süreci ve BM'de, ABD'nin Kudüs kararını geçersiz kılmasının önemine değinerek şöyle devam etti:

"Birçok konuda çok ciddi fikir ayrılıkları bulunan Rusya, İran ve Rusya ile fikir ayrılıklarının yanı sıra uçak krizi ile ikili ilişkileri gerilmiş olan Türkiye'nin son derece pratik adımlarla hareket ederek, Astana sürecinde inisiyatif geliştirebilmiş olması son derece önemliydi. Bu da tahminlerin üstünde, hiç kimsenin tahmin etmeyeceği bir süreçti. Tabii ki ilk başından itibaren biliyoruz, tek başına Astana süreçleriyle Suriye politikasını çözmek mümkün değil ama Suriye'de en azından belli bölgelerde adım atılmasını sağlayacak bir mesafe alındı."
 
YORUM GÖNDER

İlgili Haberler

Masaüstü görünümüne geç

Anmeg Bilgi İşlem