Konhaber Reklam

"Mevlana, Anadolu insanına ümit aşılamıştır"

konhaber.com
12.12.2018 18:18
İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, Hazreti Mevlana'nın Anadolu insanına ümit aşıladığını ve bugün hala o ümidin insanlara ulaşmaya devam ettiğini belirtti.
Yılmaz, yaptığı açıklamada, Mevlana'nın 745. Vuslat Yıl Dönümü olan Şeb-i Arus'un, Konya'dan sonra İstanbul'da da çeşitli etkinliklerle hatırlanacağını söyledi. 

Batıdan haçlı akınlarının, doğudan Moğol istilalarının tarumar ettiği, Anadolu'da da Anadolu Selçuklularının taht kavgalarıyla birbirleriyle boğuştukları bir dönemde doğudan gelen Hazreti Mevlana'nın, Anadolu insanına ümit aşıladığını anlatan Yılmaz, Mevlana'nın Anadolu insanına, sahip oldukları coğrafyaya sıkı sıkı sarılıp ümitli olmalarını telkin ettiğini kaydetti.

İstanbul Müftüsü Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bana göre Hazreti Mevlana'nın yaptığı en büyük eylem, Anadolu insanına ümit aşılamıştır ve bugün hala o ümit insanlara ulaşmaya devam etmektedir. O bakımdan Mevlana, çok büyük bir insandır ve Osmanlı Devleti'nin kurucu fikirlerinin de sahibidir. Mevlana 1273'de vefat etmiş, Osmanlı Devleti ise 1299'da kurulmuştur yani Hazreti Mevlana, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan çeyrek asır önce vefat etmiştir. Konya'daki fikri, irfani ve hikemi altyapıyı hazırlamış ve Osmanlı'nın, Anadolu ve Balkanlar'da tutunmasını sağlamışlardır. Aynı zamanda da başka kültürlerle birlikte yaşamanın yol ve yöntemlerini insanlara öğretmişler ve 600 yıl yaşayacak bir cihan devletinin oluşumuna katkı sağlamışlardır."

Mevlana'nın, Muhyiddin-i İbn-i Arabi ve Anadolu erenleri arasında ismi sıkça zikredilen Hacı Bektaş-i Veli gibi isimlerle tarihe yön veren bir devletin oluşumuna katkı sunmanın, ümit aşılamanın yanı sıra ölüm korkusunu da bertaraf ettiğine dikkati çeken Yılmaz, şunları anlattı:

"Mevlana'nın diğer önemli bir özelliği ise ölümü öldürmesidir. Mevlana, ölüm fikrini öldürmüştür yani ölümün ölmek değil, dirilmek olduğunu söylemiştir. Allah da kitabında, 'O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.' diye ölümün terbiye edici bir özelliği olduğunu, asıl amacın, dünya hayatını yaşamak ve sonrasında ölümsüzlüğe ermek olduğunu söylüyor. Mevlana da insanların gözlerinde ve gönüllerinde var olan ölümün, kaçınılası ve korkulası bir hal olmadığını belirterek, 'Bir hapishanede, duvarlar yıkılıyor, denildiği zaman insanlar sevinir mi üzülür mü?' şeklinde soruyor ve 'Tabii ki sevinirler, özgür kalacaklar nihayetinde.' cevabını aldıktan sonra 'İşte bizim maddi ölümümüz, hapishane duvarlarının yıkılması ve ruhumuzun azat olması, hürriyete ulaşması ve Rabb'ine kavuşması gibidir.' diyor. İslami anlamda ölümü temenni etmeyiz ama ölümden de korkan insanlar değiliz." 

Yılmaz, Şeb-i Arus'un, "sevgiliyle kavuşma" anlamına geldiğini hatırlatarak, "Farsçada evlilerin birlikte geçirecek ilk gecenin adı Şeb-i Arus'tur ve Hazreti Mevlana, öldüğü güne bu ismi vererek, 'Ben mahkum olduğum ve uzak kaldığım Rabb'ime ölüm vasıtasıyla kavuşuyorum.' demiş, böylece ölümü sevimli bir hale getirmiştir." diye konuştu.

Hazreti Mevlana'nın, 'Öldükten sonra beni toprakta aramayın, insanların, ariflerin gönüllerinde arayın.' sözlerini hatırlatan Yılmaz, "Bedenin çürüyebilir, toprağa girer, zararı yok kaybolsun ama insanların gönüllerinde yaşayacak işler yapmışsan, hala hayattasın ve ölüm ötesine bir şeyler taşımışsan da hala dirisin demiştir." ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Yılmaz, Mevlana'nın bütün bu öğretilerinin sonucunda Konya ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye ve dünyada hala sevgiyle anıldığını vurgulayarak, Mevlana'nın Konya'da bulunduğunu ancak öğretilerinin Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a da taşındığını ve burada pek çok mevlevihane açıldığını anlattı. Yılmaz, bu mevlevihanelerde Hazreti Mevlana'nın düşünceleri, sanat, fikir ve sevgiye dayalı mesajlarının gönüllere nakşedildiğini söyledi. 

Mevlana'nın çağları aşan bir öğretisi olduğuna işaret eden Yılmaz, "Ne olursan ol gel, dinle ve anla.' çağrısında bulunan Hazreti Mevlana, bizim dışarıya açılan penceremizdir." dedi. 

Mesnevi'nin 700 sene öncesinden bugüne yazılmış bir mektup niteliğinde olduğunu anlatan Yılmaz, kendisinin de 6 ciltlik "Dinle Neyden" başlıklı bir kitap yazdığını hatırlattı. 

Hasan Kamil Yılmaz, İstanbul Müftülüğü olarak 13 Aralık'ta İslam Araştırmaları Merkezi Konferans Salonu'nda "Şeb-i Arus Mevlana'yı Anma Paneli" düzenleyeceklerini bildirdi.

 

YORUM GÖNDER

İlgili Haberler

Masaüstü görünümüne geç

Anmeg Bilgi İşlem